BİLİMSEL VE AKADEMİK YAYINLAR ZEUGMA BİLİMİ!

ZEUGMA NEDEN ÖNEMLİ ?
M. İSKENDER TARGAÇ

Antik Zeugma İ.Ö . 1. Yüzyılda kurulmuş olan Kommagene Krallığı’nın dört önemli kentinden birisi olarak , Gaziantep ilimizin Nizip İlçesinin yaklaşık 10 km doğusunda bulunan Belkıs köyünde bugün hazin sonunu bekliyor. Adı yunanca da “köprü” , “bağ” veya “geçit yeri” anlamına gelen Zeugma’nın bu özelliğine uygun olarak, Büyük İskender’in Pers Seferine giderken Fırat’ı buradan geçtiği kaynaklarda belirtilmektedir. Bu kaynakların ve Zeugma’nın Birecik Baraj gölünün altında kalacak olamasına doğal olarak hassasiyet gösteren tüm medya kuruluşlarının , bu eşsiz antik yerleşim yerine ilişkin tarihi bilgileri yeterli düzeyde yansıttıklarına inandığım için ben ancak “ bu olaydan çıkarılması gereken ders “ üzerinde durmak istiyorum. Ekibiyle beraber beş yıldır Belkıs Köyün’de Zeugma kazılarına katılan Fransız arkeoloğ ekibinin başı Catherine Abadie Reynal, bu konudaki görüşlerini şu şekilde açıklıyor. “... Üzüldüğüm tek şey şu, keşke herkes beş yıl önce harekete geçseydi. Çünkü beş yıl önce bunların olacağı biliniyordu. Biz tam anlamıyla bir acil kazı yaptık. ... Burada acil kazı geleneği yok. Fransa’da olayların bu şekilde gelişmeyeceği çok açık tabii. Buraya baraj yapma kararı alınırken , arkeolojik risk faktörü hiçbir şekilde göz önüne alınmamış. Tabii ekolojik faktörde. Oysa bir Amerikalı 90’lı yılların başında su altında kalacak bütün antik kentlerin yerlerini belirlemiştir. Her şey bir organizasyon meselesi , oda burada yok... Gerçekten bizde organizasyon yok mu ? Organizasyon hakikaten yoksa, peki Artukoğulları Devleti’ne İ.S 1101-1232 yılları arasında başkentlik yapan paha biçilmez Hasankeyf’inde sular altında kalmasına karar verenler veya çağa uymayan polisiye yasaklamalarla Türkiye’de kültür varlığı koleksiyonerliğini imkansız hale getirme özlemini duyarak , adsız bir kahraman gibi tüm zorluklarla mücadele etmek suretiyle ömürlerini kültür varlığımızın korunmasına adamış kişilerin bu çağda etkinliklerini engellemek isteyenler kimler ? Organizasyon varsa ve benzeri birçok uygulamaların içinden yukarda ancak belirgin iki örneğini verdiğim bu kararları verenler, var olan bu organizasyonun kilit noktalarında yer alan kişilerse , hem var olan bu organizasyonun ve hem de onun içinde yer alanların düşünce yapılarının sorgulanması gerekmez mi ? Yazımın başlığı ile ilgili olarak, bu soruların cevaplarını sizlerin sağduyulu takdirlerine bırakırken, kimsenin “ ne yapalım Hasankeyf gibi Zeugma’nın da kaderi bu imiş “ demeyeceğini umuyorum. Çünkü aşağıda Roma imparatoru II. Filip’e ait olan bronz sikkenin arka yüzünde yer alan ; Kader Tanrıçası Tykhe’nin , Zeugma akropolü üzerine yapılmış tapınağının altında sağa doğru koşmakta olan oğlağın (capricorn) astrolojik olarak da yaşamda başarılı olmayı amaçlayan dikkatli ve disiplinli kişileri simgilediğini de dikkate alarak, bu olayı “kader” kavramı ile bağdaştırmak son derece yanlış olur. “Nasıl olsa Türkiye’nin her yeri bunlarla dolu, dolayısı ile önemi yok” diyen böylesi duyarsızlıkları özgür bir şekilde en hafif terimlerle bile tanımlamak , basın yoluyla hakaret suçu oluşturabileceği için , bu olayı herkesin kendi kafasında yargılamasını yeğliyorum. Zeugma, yansıtmaya çalıştığım bir düşünce yapısının sonucu olduğu için önemli. Hasankeyf’den ders alınmadığı için önemli. Hasankeyf’tden ders alınmadğı için önemli. Biz biz olalım, hiç olmazsa “Zeugma “ gerçeğinden gerekli dersleri alalım ve ulusal olduğu kadar evrensel olma özelliğine de sahip böylesi kültür hazinelerimizi bir daha “yetkililerin” eliyle ortadan kaldırmayalım.
(Arkeoloji ve Sanat Dergisi Eylül/Ekim 2000) 



TWITTER

Twitter hesabımıza göz atarak, tweetlerimizi inceleyebilirsiniz.

TAKİP EDİN!

FACEBOOK

Facebook sayfamızdaki paylaşımları inceleyebilir ve beğenebilirsiniz.

BEĞENİN!

YOUTUBE

Zeugma Videoları'nı izleyebilir, yorum yapabilir ve video paylaşabilirsiniz.

İZLEYİN!

BİZE ULAŞIN

Görüş, öneri ve diğer talepleriniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

İLETİŞİM BİLGİLERİ